photo-1436891678271-9c672565d8f6

 ‘Hello World’ yani ‘Merhaba Dünya’. Aslında bu cümle yazılım dünyasında kodlamaya adım atma anlamını taşır. Hayatımın özellikle şu sıralar büyük bir bölümünü yazılımın kapladığını düşünürsek, blog alemine de bu cümleyle giriş yapmam pek de ilginç sayılmaz sanırım.

“Merhaba Dünya”

Uzun zamandır aklımda olan, kendimi geliştirme yönünde büyük katkılarının olacağını düşündüğüm, aynı zamanda dünyaya birtakım düşüncelerimin aktarımını sağlayacağına inandığım bir meşgale benim için blog yazmak. Sonunda üşengeçliği bir kenara bırakıp, işten güçten başımı kaldırabildiğim bir bayram (tatil) gününde kolları sıvıyorum. Herkese şimdiden iyi okumalar dilerim. Umarım aynı şekilde bu süreçten keyif alabiliriz.

Hayrola?

Uzun zamandır bu işi ertelememin nedeni aslında sadece üşengeçlik değildi – hakkımı yemek istemem. Konu biriktirmek, hayatımın düzene girmesini beklemek, birkaç uğraş edinmek, kısacası üzerine sohbet edebileceğim kendime bir dünya yaratmaktı beni asıl alıkoyan. Öncelikle tekrar vurgulamak isterim ki, sohbet kıvamımda olması beni mutlu edecektir. Çünkü çok matah bir edebi birikimim yoktur, öyle bir kültürden de gelmiyorum (detaylar için: Hakkımda). Peki neden şimdi bu blog meselesi? Dediğim gibi uzun zamandır yapmayı istediğim şeyi sizler için erteliyordum aslında, anlamlı konulardan bahsetmek, birikim yapmaktı hedefim. Hem naçizane bir takım konularda konuşabilecek zemin oluşturduğuma inanıyorum hem de daha fazla erteleyip hiç olduramamaktan korktum. Her neyse, başlıyoruz.

Ne Var Ne Yok

Bu blogda bulabilecekleriniz – bulabileceğinizi düşündüklerim – hayatımın son döneminde büyük etkisi olan girişimcilik, mesleğim olan mühendislik (çoğunlukla elektronik), biraz müzik, spor, kitap, becerebilirsem gezi, etkinlik, sevgi-aşk-dostluk-kardeşlik…

Misyon Vizyon

Bu yazıları yazıyor olmamın temel nedeni de aslında şudur: Kendimi tanımak ve tanıtmak, düşündüklerimi söylemek, gördüklerimi göstermek. Aslında bir nevi iletişim olarak bakıyorum olaya, biraz da dünyadan aldıklarımı tekrar dünyaya vermek gibi. Borç ödemek sanki. Keyif de alabilirsek günün sonunda karşılıklı, ne  mutlu bizlere.

Sizi şöyle alalım.